Minikçe
HanımZade
[FONT="]Suat Derviş, yeni kuşaklarımızın maalesef ismini hatırlamadığı bir edebiyatçımızdır. Kendisini Reşat Fuat’ın karısı diye takdim edenlere “Ben Suat Derviş’im. Kimsenin karısı olarak yad edilmem” diyerek dönemine göre çok ileri bir bakış açısına sahiptir.[/FONT]
[FONT="]Suat Derviş, duygularını dışarı yansıtmayan bu güçlü yanını romanlarındaki kadın karakterlere de giydirmiştir. Nazım Hikmet’le arkadaşlıkları sırasında Nazım’ın aşkına karşılık vermese de, Nazım Hikmet’le dostlukları hep sürdü. Hatta Gölgesi şiirini, Nazım Hikmet, Suat Derviş’e yazmıştır:[/FONT]
[FONT="]Ağlasada gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.[/FONT]
[FONT="]Cevriye Galata’da yaşayan bir fahişedir. Öteki olarak konumlandırılan kadınlardandır. Kimsesizdir, gizemli bir adama aşıktır. Çünkü onu hastayken evine götürmüş, şefkatle davranıp, hiçbir şey beklemeden, insan gibi davranmıştır. Bu adam polisten kaçar, saklanmak zorundadır. Eser boyunca adı açıklanmaz. Bu adamın, Nazım Hikmet olduğu söylense de Zihni Anadol “Nazım değil, son eşi Reşat Nuri Baraner. Suat Abla söyledi demiştir”. [/FONT]
[FONT="]Suat Derviş’in diğer romanlarında da kendi karakterinden izler vardır, çünkü çoğu yaşamlarını değiştirecek cesarete sahip güçlü kadınlardır.
[/FONT]
[FONT="]“Cevriye’nin bütün hayatı esasen, tanınmayan, uzak, yabancı ve meçhul insanların, hüviyetleri bilinmeyen kimselerin arasında geçmişti. (…) yolunun üstüne çıkanlar sadece insanlardı. Ve sadece insan olmaları Cevriye için yeterdi.”[/FONT]
[FONT="]“Cevriye, insanları ve yaşamı sever, dünyaya yıldızlardan geldiğine inanır. Bu güzel yıldızları görünce (…) onlardan inmiş olmak hoşafıma gidiyor. Değil mi ama abi?…Mantar değilim ki yerden biteyim.”[/FONT]
[FONT="]Suat Derviş, duygularını dışarı yansıtmayan bu güçlü yanını romanlarındaki kadın karakterlere de giydirmiştir. Nazım Hikmet’le arkadaşlıkları sırasında Nazım’ın aşkına karşılık vermese de, Nazım Hikmet’le dostlukları hep sürdü. Hatta Gölgesi şiirini, Nazım Hikmet, Suat Derviş’e yazmıştır:[/FONT]
[FONT="]Ağlasada gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.[/FONT]
[FONT="]Cevriye Galata’da yaşayan bir fahişedir. Öteki olarak konumlandırılan kadınlardandır. Kimsesizdir, gizemli bir adama aşıktır. Çünkü onu hastayken evine götürmüş, şefkatle davranıp, hiçbir şey beklemeden, insan gibi davranmıştır. Bu adam polisten kaçar, saklanmak zorundadır. Eser boyunca adı açıklanmaz. Bu adamın, Nazım Hikmet olduğu söylense de Zihni Anadol “Nazım değil, son eşi Reşat Nuri Baraner. Suat Abla söyledi demiştir”. [/FONT]
[FONT="]Suat Derviş’in diğer romanlarında da kendi karakterinden izler vardır, çünkü çoğu yaşamlarını değiştirecek cesarete sahip güçlü kadınlardır.
[/FONT]
[FONT="]“Cevriye’nin bütün hayatı esasen, tanınmayan, uzak, yabancı ve meçhul insanların, hüviyetleri bilinmeyen kimselerin arasında geçmişti. (…) yolunun üstüne çıkanlar sadece insanlardı. Ve sadece insan olmaları Cevriye için yeterdi.”[/FONT]
[FONT="]“Cevriye, insanları ve yaşamı sever, dünyaya yıldızlardan geldiğine inanır. Bu güzel yıldızları görünce (…) onlardan inmiş olmak hoşafıma gidiyor. Değil mi ama abi?…Mantar değilim ki yerden biteyim.”[/FONT]