Ahmet
Kullanıcı
- Katılım
- 4 Haz 2017
- Mesajlar
- 10,838
- Tepkime puanı
- 5,175
- Puanları
- 113
- Cinsiyet
- Erkek
KİREÇLENME NEDİR?
Omurganın görevi gün boyunca gerçekleştirdiğimiz aktivitelerimizde vücut ağırlığını taşımaktır. Günlük aktiviteler sırasında omurgaya binen yük ile disklerde küçük yaralanmalar oluşur ve bu basit yaralanmalar giderek ciddileşir, diskler aşınmaya ve yırtılmaya başlar. Omurlar arası disklerin yapısının bozulması (disk dejenerasyonu) omurgada birçok probleme yol açar.
Omurgadaki her omurun arasında bir disk vardır. Günlük aktivitelerden kaynaklanan mekanik yükün büyük bölümü bu disklere aktarılmaktadır. Diskler baskıyı emmek ve şokları taşımak için küçük yastıkçılar şeklinde hareket ederek omurganın esnekliğini korumak üzere görevlendirilmiştir. Omurgada diskler olmasaydı; omurganın yükü taşıması ve hareket için gerekli eğilme ve dönme hareketlerini gerçekleştirmesi mümkün olmazdı.
KİREÇLENME NASIL OLUŞUR?
Sağlıklı bir diskin çekirdeğinde yeterli miktarda su vardır. Çekirdekteki bu su diske süngerimsi bir özellik kazandırarak omurgadaki yükü taşımasını sağlar. Aşırı yük ve şoklar disk çekirdeğinin etrafındaki elastik bantlarda yaralanmalara yol açar. Genellikle diskin ilk yaralanan kısmı bu bantlardır. Küçük yaralanmalarda bunun iyileşmesi elastik bant dokuları yerine yara(nedbe) dokuları tarafından gerçekleştirilir. Bu da elastik bantların zayıflamasına yol açar. Bunu takiben disk çekirdeği de yaralanır ve su içeriğini kaybetmeye başlayarak kurur.
Diskin kuruması onun yastıkçık özelliğini kaybetmesine ve diskin çökmesine yol açar. Böylece omurgadaki yük daha da artar, omurganın hareket kabiliyeti kısıtlanır. Disklerin çökmesi omurları birbirine yakınlaştırır. Omurganın arkasındaki eklemler (faset bağlantıları) bu değişiklik ile öne doğru hareket etmeye zorlanır. Fasetlerdeki bu baskı ve hareket de yine sorun yaratacaktır.
Artmış olan bu hareketliliği (instabilite) azaltmak üzere vücudumuzun doğal bir tepkisi olarak disk ve hatta faset bağlantılar çevresinde kemik çıkıntılar (osteofit) oluşmaya başlar. Faset eklemlere ait bulgularında sürece eşlik etmesi ile ağrının karakteri ve şiddeti değişir.
Eğer bu kemik çıkıntılar omurilik kanalına doğru büyümeye ve omuriliğe yada sinir köklerine baskı yapmaya başlarsa bacaklara giden sinirlerde ağrı yada güçsüzlük de başlayacaktır. Bu duruma dar kanal rahatsızlığı adı verilir.
KİREÇLENME BELİRTİLERİ NELERDİR?
Kireçlenmenin en sık görülen belirtisi belde başlayan kalça ve uyluklara doğru inen ağrıdır. Diskin zarar görmesi sonucu ile kaslarda spazm ve hareket kısıtlılığı oluşur. İlerleyen dönemde hasar gören diskte korunma amaçlı yeni sinir ağları oluşur. Korunma amaçlı oluşan bu sinir ağı tedavi edilmezse ne yazık ki uzun sure oturmakla ağrı, harekete geçişte ağrı ve uyluğa yayılan ağrıya neden olur.
Günlük aktivite ve yaşam kalitesi bozulmaya başlar. Hareketsizlik faset eklemlerde kireçlenmeye sebep olduğunda ise ağrı artık her gün hissedilir. Sabah tutukluğu gelişir; yatakta sağa sola dönmek zorlaşır. Kireçlenme ve disk nedeniyle kanalda daralma geliştiğinde ise uzun yol yürümekle bacaklarda güçsüzlük ve kesilme hissi başlar.
KİREÇLENME TANISI NASIL KONULUR?
Ağrı birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir. Bunların ayırıcı tanısında doktorunuzun soruları ve fizik muayenesi ciddi yol gösterecektir.
Doktorunuz şüphelendiği durumlara göre çeşitli tanı testleri gerçekleştirebilir. En çok bilinen ve uygulanan Röntgen ve MR taramalarıdır. Röntgen görüntüsü disk aralığındaki azalmayı, faset eklemlerin genişlemesini, kemik uzantılarının oluşumunu öne ve arkaya eğilmelerde normal dışı hareketliliği gösterirken; MR diskin su kaybını, kanal daralmasını ve fıtığı gösterir.
KİREÇLENME TEDAVİSİ
A) KİREÇLENMENİN CERRAHİ DIŞI TEDAVİLERİ
Tedavi durumun ciddiyetine bağlıdır. Bazı sorunlar hemen ameliyat ile müdahaleyi gerektirebilir. Erken dönemde ise hareketliliği yeniden sağlamak için ağrının ortadan kaldırılması ilk hedeftir. Ağrının ortadan kaldırılması hareketliliği ve dolayısıyla kireçlenmenin ilerlemesini yavaşlatacaktır.Dejenerasyonu yavaşlatmak için bir omurga rehabilitasyon programı oluşturmak gerekir.
Rahatsızlığın oluşmasının hemen ardından dinlenme çoğu zaman omurganızın ihtiyaç duyduğu yöntemdir. Dinlenme omurga ve kaslardaki baskıyı azaltılır. Dizlerinizin altına bir yastık koymanız acınızı azaltacaktır. Ancak iki üç günden uzun yatakta dinlenmek kaslarınızı zayıflatacağından sorunun daha da kötü olmasına yol açacaktır. Bu nedenle ağrınız olsa bile aşamalı olarak günlük aktivitelerinize başlamanızda fayda vardır. Egzersizle birleştirilen kısa süreli dinlenme programları doğru yaklaşımdır.
a) Kireçlenme Tedavisinde Fizik Tedavi ve Egzersiz
Düzenli egzersiz sırt-bel ağrılarıyla baş etmenin en etkin yoludur. Bunu uzun dönem sağlık yönetimi ve risk azaltılması programı olarak düşünün. Dayanıklılığınızı arttırcak egzersizler karın ve bel kaslarınızı kuvvetlendirmeyi amaçlar.
b) Kireçlenme Tedavisinde Girişimsel Yöntemler
Egzersizle artan ağrı varlığında veya günlük aktivitenin bozulması durumunda girişimsel tedaviler etkin bir tedavi yöntemi olacaktır. Ameliyathane şartlarında cerrahi kesi olmadan yapılan bu yöntemler cerrahisiz tedavi olanağı sağlarken aynı zamanda yapılacak cerrahinin hasta için ne kadar faydalı olabileceğini gösterir.
Kireçlenme genellikle diz, bel ve kalçayı yaygın tutar. Yapılması planlanan cerrahinin hastanın ihtiyacı kadar geniş veya sınırlı tutulması tedavide başarının sırrıdır. Dejeneratif bel hastalığında girişimsel tedavilerin başarı ile uygulanması gereksiz ameliyatların önlenmesini sağlamıştır.
Faset enjeksiyonu, faset denervasyonu, selektif kök bloğu, disk içi işlemler, su soğutmalı radyofrekans tedavisi (cooled RF) kireçlenmede uygulanan bazı girişimsel tedavi yöntemlerindendir.
B) KİREÇLENMENİN CERRAHİ TEDAVİSİ
Bel problemli hastalarda hemen cerrahi tedavi gerekliliği son derece nadirdir. Hastanın bağırsak ve mesane kontrolünü kaybetmesi ya da bacaklarda belirgin kas güçsüzlüğü durumunda acil cerrahi gerekliliği vardır. Bunların dışında aşamalı olarak cerrahi dışı tedavi yöntemleri uygulanır ancak diğer yöntemlerin başarısızlığı durumunda cerrahi tedavi planlanır. Tedavi alternatifleri hasta ile konuşulur ve hastanın genel durumuna, yaşına, problemin cinsi ve şikayetlerinin ciddiyetine göre hangi cerrahi müdahalenin yapılacağına karar verilir.
a) Laminektomi
Lamina omurilik kanalını arkadan örten kemik yapıdır. Sinir baskısı oluşan dar kanal hastalığında yada fıtık varlığında sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak için cerrahi olarak çıkarılır.
b) Diskektomi
Omurlar arasındaki diskin yırtılarak sinirlere baskı yapmasına bel fıtığı denir. Fıtığa bağlı olarak bel ağrısı, bacak ağrısı, bacakta uyuşma ve güç kaybı oluşabilir. Cerrahi tedavinin gerektiği hastalarda fıtıklaşan disk cerrahi olarak çıkarılır.
c) Lomber Füzyon
Omurlar arasında aşırı hareket (instabilite) varlığında hastada mekanik ağrı (hareketle bel ağrısı) ve sinirlerin irritasyonu oluşabilir. Cerrahi dışı tedavi yöntemlerinden faydalanmayan hastalarda omurlar arasındaki aşırı hareketliliği ortadan kaldırmak üzere cerrahi tedavi yapılabilir. Doktorunuz bu işlemi vidalar kullanarak yada vida kullanmadan uygular. Füzyon ameliyatı önden (karından) ya da arkadan (belden) uygulanabilir.
Omurganın görevi gün boyunca gerçekleştirdiğimiz aktivitelerimizde vücut ağırlığını taşımaktır. Günlük aktiviteler sırasında omurgaya binen yük ile disklerde küçük yaralanmalar oluşur ve bu basit yaralanmalar giderek ciddileşir, diskler aşınmaya ve yırtılmaya başlar. Omurlar arası disklerin yapısının bozulması (disk dejenerasyonu) omurgada birçok probleme yol açar.
Omurgadaki her omurun arasında bir disk vardır. Günlük aktivitelerden kaynaklanan mekanik yükün büyük bölümü bu disklere aktarılmaktadır. Diskler baskıyı emmek ve şokları taşımak için küçük yastıkçılar şeklinde hareket ederek omurganın esnekliğini korumak üzere görevlendirilmiştir. Omurgada diskler olmasaydı; omurganın yükü taşıması ve hareket için gerekli eğilme ve dönme hareketlerini gerçekleştirmesi mümkün olmazdı.
KİREÇLENME NASIL OLUŞUR?
Sağlıklı bir diskin çekirdeğinde yeterli miktarda su vardır. Çekirdekteki bu su diske süngerimsi bir özellik kazandırarak omurgadaki yükü taşımasını sağlar. Aşırı yük ve şoklar disk çekirdeğinin etrafındaki elastik bantlarda yaralanmalara yol açar. Genellikle diskin ilk yaralanan kısmı bu bantlardır. Küçük yaralanmalarda bunun iyileşmesi elastik bant dokuları yerine yara(nedbe) dokuları tarafından gerçekleştirilir. Bu da elastik bantların zayıflamasına yol açar. Bunu takiben disk çekirdeği de yaralanır ve su içeriğini kaybetmeye başlayarak kurur.
Diskin kuruması onun yastıkçık özelliğini kaybetmesine ve diskin çökmesine yol açar. Böylece omurgadaki yük daha da artar, omurganın hareket kabiliyeti kısıtlanır. Disklerin çökmesi omurları birbirine yakınlaştırır. Omurganın arkasındaki eklemler (faset bağlantıları) bu değişiklik ile öne doğru hareket etmeye zorlanır. Fasetlerdeki bu baskı ve hareket de yine sorun yaratacaktır.
Artmış olan bu hareketliliği (instabilite) azaltmak üzere vücudumuzun doğal bir tepkisi olarak disk ve hatta faset bağlantılar çevresinde kemik çıkıntılar (osteofit) oluşmaya başlar. Faset eklemlere ait bulgularında sürece eşlik etmesi ile ağrının karakteri ve şiddeti değişir.
Eğer bu kemik çıkıntılar omurilik kanalına doğru büyümeye ve omuriliğe yada sinir köklerine baskı yapmaya başlarsa bacaklara giden sinirlerde ağrı yada güçsüzlük de başlayacaktır. Bu duruma dar kanal rahatsızlığı adı verilir.
KİREÇLENME BELİRTİLERİ NELERDİR?
Kireçlenmenin en sık görülen belirtisi belde başlayan kalça ve uyluklara doğru inen ağrıdır. Diskin zarar görmesi sonucu ile kaslarda spazm ve hareket kısıtlılığı oluşur. İlerleyen dönemde hasar gören diskte korunma amaçlı yeni sinir ağları oluşur. Korunma amaçlı oluşan bu sinir ağı tedavi edilmezse ne yazık ki uzun sure oturmakla ağrı, harekete geçişte ağrı ve uyluğa yayılan ağrıya neden olur.
Günlük aktivite ve yaşam kalitesi bozulmaya başlar. Hareketsizlik faset eklemlerde kireçlenmeye sebep olduğunda ise ağrı artık her gün hissedilir. Sabah tutukluğu gelişir; yatakta sağa sola dönmek zorlaşır. Kireçlenme ve disk nedeniyle kanalda daralma geliştiğinde ise uzun yol yürümekle bacaklarda güçsüzlük ve kesilme hissi başlar.
KİREÇLENME TANISI NASIL KONULUR?
Ağrı birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir. Bunların ayırıcı tanısında doktorunuzun soruları ve fizik muayenesi ciddi yol gösterecektir.
Doktorunuz şüphelendiği durumlara göre çeşitli tanı testleri gerçekleştirebilir. En çok bilinen ve uygulanan Röntgen ve MR taramalarıdır. Röntgen görüntüsü disk aralığındaki azalmayı, faset eklemlerin genişlemesini, kemik uzantılarının oluşumunu öne ve arkaya eğilmelerde normal dışı hareketliliği gösterirken; MR diskin su kaybını, kanal daralmasını ve fıtığı gösterir.
KİREÇLENME TEDAVİSİ
A) KİREÇLENMENİN CERRAHİ DIŞI TEDAVİLERİ
Tedavi durumun ciddiyetine bağlıdır. Bazı sorunlar hemen ameliyat ile müdahaleyi gerektirebilir. Erken dönemde ise hareketliliği yeniden sağlamak için ağrının ortadan kaldırılması ilk hedeftir. Ağrının ortadan kaldırılması hareketliliği ve dolayısıyla kireçlenmenin ilerlemesini yavaşlatacaktır.Dejenerasyonu yavaşlatmak için bir omurga rehabilitasyon programı oluşturmak gerekir.
Rahatsızlığın oluşmasının hemen ardından dinlenme çoğu zaman omurganızın ihtiyaç duyduğu yöntemdir. Dinlenme omurga ve kaslardaki baskıyı azaltılır. Dizlerinizin altına bir yastık koymanız acınızı azaltacaktır. Ancak iki üç günden uzun yatakta dinlenmek kaslarınızı zayıflatacağından sorunun daha da kötü olmasına yol açacaktır. Bu nedenle ağrınız olsa bile aşamalı olarak günlük aktivitelerinize başlamanızda fayda vardır. Egzersizle birleştirilen kısa süreli dinlenme programları doğru yaklaşımdır.
a) Kireçlenme Tedavisinde Fizik Tedavi ve Egzersiz
Düzenli egzersiz sırt-bel ağrılarıyla baş etmenin en etkin yoludur. Bunu uzun dönem sağlık yönetimi ve risk azaltılması programı olarak düşünün. Dayanıklılığınızı arttırcak egzersizler karın ve bel kaslarınızı kuvvetlendirmeyi amaçlar.
b) Kireçlenme Tedavisinde Girişimsel Yöntemler
Egzersizle artan ağrı varlığında veya günlük aktivitenin bozulması durumunda girişimsel tedaviler etkin bir tedavi yöntemi olacaktır. Ameliyathane şartlarında cerrahi kesi olmadan yapılan bu yöntemler cerrahisiz tedavi olanağı sağlarken aynı zamanda yapılacak cerrahinin hasta için ne kadar faydalı olabileceğini gösterir.
Kireçlenme genellikle diz, bel ve kalçayı yaygın tutar. Yapılması planlanan cerrahinin hastanın ihtiyacı kadar geniş veya sınırlı tutulması tedavide başarının sırrıdır. Dejeneratif bel hastalığında girişimsel tedavilerin başarı ile uygulanması gereksiz ameliyatların önlenmesini sağlamıştır.
Faset enjeksiyonu, faset denervasyonu, selektif kök bloğu, disk içi işlemler, su soğutmalı radyofrekans tedavisi (cooled RF) kireçlenmede uygulanan bazı girişimsel tedavi yöntemlerindendir.
B) KİREÇLENMENİN CERRAHİ TEDAVİSİ
Bel problemli hastalarda hemen cerrahi tedavi gerekliliği son derece nadirdir. Hastanın bağırsak ve mesane kontrolünü kaybetmesi ya da bacaklarda belirgin kas güçsüzlüğü durumunda acil cerrahi gerekliliği vardır. Bunların dışında aşamalı olarak cerrahi dışı tedavi yöntemleri uygulanır ancak diğer yöntemlerin başarısızlığı durumunda cerrahi tedavi planlanır. Tedavi alternatifleri hasta ile konuşulur ve hastanın genel durumuna, yaşına, problemin cinsi ve şikayetlerinin ciddiyetine göre hangi cerrahi müdahalenin yapılacağına karar verilir.
a) Laminektomi
Lamina omurilik kanalını arkadan örten kemik yapıdır. Sinir baskısı oluşan dar kanal hastalığında yada fıtık varlığında sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak için cerrahi olarak çıkarılır.
b) Diskektomi
Omurlar arasındaki diskin yırtılarak sinirlere baskı yapmasına bel fıtığı denir. Fıtığa bağlı olarak bel ağrısı, bacak ağrısı, bacakta uyuşma ve güç kaybı oluşabilir. Cerrahi tedavinin gerektiği hastalarda fıtıklaşan disk cerrahi olarak çıkarılır.
c) Lomber Füzyon
Omurlar arasında aşırı hareket (instabilite) varlığında hastada mekanik ağrı (hareketle bel ağrısı) ve sinirlerin irritasyonu oluşabilir. Cerrahi dışı tedavi yöntemlerinden faydalanmayan hastalarda omurlar arasındaki aşırı hareketliliği ortadan kaldırmak üzere cerrahi tedavi yapılabilir. Doktorunuz bu işlemi vidalar kullanarak yada vida kullanmadan uygular. Füzyon ameliyatı önden (karından) ya da arkadan (belden) uygulanabilir.